Nesil Farkı, İnançlar ve Günümüz

Genellikle tren yolculuğu benim için abuk aktif hayatımda sakinliği yakalayabildiğim sayılı anları sağlayan, aslında hiçbir yerde olmamanın rahatlığını yaşadığım zamanlardır.

Bu sefer bir istisna oldu.

Trene bindikten sonra, koridor tarafında oturan adam tarafından geçişi bloklanmış cam kenarı yerime geçmeye çalışırken, daha ilk cümlemin cevabıyla anladım bu tren yolculuğunun hiç de umduğum gibi geçmeyeceğini. Continue reading Nesil Farkı, İnançlar ve Günümüz

İslam Devleti(İŞİD) – Başlangıç ve Yükseliş

Sanırım geçtiğimiz 6 ayın en önemli konusudur İslam Devleti(Bundan sonrasında İD olarak kısaltacağım), aslında 10 yıla yakın tarihlerinde kendilerine hiç önem vermemiş olsak da. Peki kimdir İD? Ne zaman kurulmuştur? Hedefleri nelerdir? Yandaşları, düşmanları kimlerdir? Savaşta nasıl stratejiler kullanırlar? İD içerisinde yaşam nasıldır? gibi birçok soruya cevap vermeye çalışacağım sıradaki birkaç yazımda. Konu hakkında Türkiye insanının bilgisi olmasının çok hassas ve önemli olduğuna inanıyorum, bu nedenle elimdeki tek medya kaynağından sizlere elimden geldiğince konuyu derinlikleriyle anlatmaya çalışacağım. Continue reading İslam Devleti(İŞİD) – Başlangıç ve Yükseliş

Unutulmaması Gereken 900 Beden -Başlangıç-

Jim Jones, Türkiye’de doğmuş büyümüş bir insan için hiçbir anlam ifade etmeyen bir isim. Ama aslında, Amerikalı yüzlerce insanın, onyıllarca gözyaşı dökmesine sebep olmuş, inanç sömürüsünün insanlara nasıl zarar verebileceğinin, ölüme ve öldürmeye itebileceğinin en şaşalı gösterisini Dünya’ya sunmuş, her bireyin bilmesi ve incelemesi gereken bir olaylar zincirinin baş kahramanının adıdır James Warren “Jim” Jones.

Continue reading Unutulmaması Gereken 900 Beden -Başlangıç-

Borsa nasıl oynanır?

Yukarıdaki soruyu onlarca kere tekrar tekrar yanıtlamaktan bunaldığım için, borsa (Borsa İstanbul, borsa diye kısaltmaya devam edeceğim) hakkında, temelden ileriye doğru, gerekli olduğuna inandığım bütün bilgileri sıraladığım bir yazı dizisi hazırlamaya çalışacağım. İlk yazı olduğundan borsada hiç işlem yapmamış bireyleri bilgilendirmeye çalışacağım. Bu nedenle bu yazıda borsada nasıl kazanılacağı değil, borsanın ne olduğu ön planda olacak. Yazıların tamamında, borsa oynayan veya oynamayı düşünen insanların sordukları veya sormaları gereken soruları başlıklar halinde açıklayacağım. Başlayalım. Continue reading Borsa nasıl oynanır?

Ukrayna, Gezi ve Dezenformasyon

Yukarıdaki bireyi sanırım ukraynadaki olaylarla yakından uzaktan ilgilenen herkes görmüştür diye tahmin ediyorum. Ne diyordu bu videodaki kadın;

Ben bir Ukraynalıyım. Kiev’in yerlisiyim. Şimdi Maidan’da, şehrimin orta bölgesindeyim. Neden ülkemde binlerce insanın sokaklara döküldüğünü bilmenizi istiyorum. Tek bir sebebi var; bir dikdatörden kurtulup, özgür olmak istiyoruz. Continue reading Ukrayna, Gezi ve Dezenformasyon

Gitmek İstemek, Bağlılık ve Diğerleri

Her zaman olmaz ya, bazen senin de aklından geçmiştir, demişsindir “Keşke uzaklara gidebilsem, yarın bu yatakta uyanmasam” diye. İşte bu düşüncenin katlanması, birikmesiyle verilir zaten “gitmek” kararı. Bir kere kanına işleyince tutamaz artık seni hiçbirşey bulunduğun yerde. Korkarsın hani, doğaldır zaten, korkmalısın da. Tutunacak dal ararsın, anılarını hatırlarsın, yaşadıklarını ziyaret edersin. Zaman bozmuştur belki bir çoğunu ama bulunduğun mekanda yine de kırıntılarını bulursun o yaşanmışlıkların, yetmez ama. Hiç görüşmediğin insanlarla son bir kez daha görüşmeye çabalarsın. Özlem gidermek, gitmeden son kez görmek değildir amaç, tutunacak birşeyler aramaktır aslında. Asla yetmez tabi bir kere zincirlerini kopartmış zihne, zaten yaşanmış bireyler. Continue reading Gitmek İstemek, Bağlılık ve Diğerleri

İnsan Olmanın Çaresizliği

Düşünebilen bir canlı olarak insan, kendisini her şeyden üstün görmeyi sever. Binlerce yıldır Dünya’nın onun için yaratıldığına inananlardan tutun da, kendisi dışındaki bütün canlıları aciz ve çaresiz görenlere kadar. İnsan olmak, insanlara göre çok büyük bir başarıdır bir kere. Hiç yoksa düşünür, bunu başka canlıların yapamadığına inanır, kendisiyle gururlanır bile… Continue reading İnsan Olmanın Çaresizliği

Doctor Who, Bilim ve Sanat

Bir film çıktı geçenlerde izleyen izlemiştir, Pacific Rim diye. Belki bilim kurgu değil de dümdüz fantastik şeklinde ilan edilmiş bir film olsa, izlenilebilecekken, bilim kurgu olduğunu idda etmesiyle beni ilk 10 dakikasında kaybetmiş bir filmdir kendisi. Neden mi? Basit. İnsanoğlu günümüzde bile o filmdeki yaratıkları öldürmek için çok daha verimli çalışabilir de ondan. Neden devasa uzaylılara karşı devasa robotlar yaratıp, yumruk yumruğa bir savaşa girmeye gerek duyuldu, insanoğlu 19. yy da keşfettiği nükleer bombaları, MOAB ları unuttu da çok daha masraflı, çok daha verimsiz devasa robotlar yöntemini seçti bana kimse bunu anlatamaz. Hele ki bir robotun iki insan tarafından kullanılabilmesi, tek insanla yapılan deneylerde “aşırı yüklemeden” dolayı insanın ölmesi olayları kesinlikle izleyicilere hakaret boyutunda kötü bir bilim kurgu senaryosudur diyebilirim. İşin kötüsü filmle ilgili yazabileceğim daha sayfalar dolusu eleştiri var, ama yazının amacından sapmamak uğruna çok da bu izlenmemesi gereken film üzerine yazmayacağım. Continue reading Doctor Who, Bilim ve Sanat